Fernando Solanas’ın “Güney”inden “Yolculuk”una Kadın-Artcivic

Jean Luc Godard kendinin ve benzeri yönetmenlerin durumunu açıklamak için “kalenin içinde tuzağa düşürülmüş olarak kalma” benzetmesini kullanır. Bu Goddard ve onun dâhil edilebileceği ekolün yönetmenlerinin aslında bir şekilde çıkmazda hissettiklerinin Goddard’ın kullandığı bir analoji ile dışavurumudur. Üçüncü Sinemanın yönetmenleri işte tam bu noktada sinemanın içinde bulunduğu açmazlardan sıyrılma iddiaları ile kendilerini konumlandırır. Bu sebeple “gerilla sinemacılık” “militan film” gibi ifadelerle kendi kameralarını sisteme çevrilmiş silahlara benzetmektedirler. Hedeflerindeki sistem ise hâkim kapitalist düzen, bunun sebep olduğu sömürü, tahakküm ilişkileri, burjuva anlayışı ve beğenisi, anti-tarihsel film anlayışı ve piyasalaşan sinemacılıktır. Üçüncü Sinema aslında tüm bu sayılanlara bir başkaldırı olarak ortaya çıkmış olmasına rağmen bu ekolün önemli yönetmenlerinden ve konuya ilişkin oldukça iddialı bir manifestonun da yazarlarından biri olan Fernando Solanas’ın kamerası, hedefindeki anti tarihsel sinema anlayışını, burjuva anlayış ve beğenisini ve tahakküm ilişkilerini ne kadar yansıtabilmiş ya da yansıtabilmiş midir?

Yazının devamı Artcivic‘de…

Advertisements

Tagged: , , , ,

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: