John Berger’in Ardından

berger-author-pic.jpgBütün değerlerin bir bir yok olduğu yok sayıldığı günümüzde tesadüf olmasa gerek Berger’in aramızdan ayrılması. Bizim için üzüldüm. Onun için sevindim. Onda sevdiğim katman katman bilgi ve birikimini bütün basitliği ile sunmasıydı, tevazusuydu ve bu hiç tevazulu gözükeyim sempati toplayayım diye değil özü bence öyle olduğundandı, zarif olmasındandı, zerafetiydi. Benim en nihayetinde hedeflediğimdir.

Berger de zerafet dediğim bizim ülkemizin, insanımız kadar dünyanın da kaybettiği değerlerden. Öyle bir noktadayım ki sanırım hiç hayal edemedigim bir ikilemdeyim. Bazen öyle şeyler düşünüp söylüyorum ki hiç hoşnut olmadığım bir şekilde romantik bir geçmiş özlemine kapılıyorum gibi – tecrübe etmediğim bir geçmişe de olabiliyor- özlem duyuyorum. Ayrıca toplumumuza dair yozluk sebebi ile her yeniliğin -tanzimattan beri böyle bu- pratikte bozulacağı kaygısı ile açıka dile getiremesem de içimde bir bana çok uzak muhafaza mı etsek sorunsalı yükseliyor şu an için mücadele edebildiğim. Çünkü belirli değerleri oturtamamış bir toplum her yenilik çığlığı ve sevincini pratiğin korkunçluğunda ve barbarlığında küsķünleşerek yitirir. Yaşam hakkı bir değerdir, hukukun üstünlüğu bir değerdir, saygı, dürüstlük değerlerdir…

Dönemime dair endişelerim ve beni düşündüren çok şey var. Biz bir dili yitiriyoruz gibi geliyor ama dil dedigim yalnız kelimelerden oluşan, konuşmaya yarayan bir aygıt değil. Bir var oluş olarak dilden söz ediyorum. Kabalık ve incelik yoksunluğunu güçlü olmakla karıştıran, küstahlığı ve kendini bilmezliği kendine güven sanan ve bunun gibi bir sürü anlam heyelanını var oluşunda eriten saçma bir dönemde yaşıyorum diye düşünüyorum. İnsanlar da tabi bunlarla belirleniyor. Trumph bu noktada zaten tam da dönemin kristalize bir örneği gibi. İşin komiği ben politik doğruluculuğu batı olarak adlandırılan toplumlar için şu noktada geri götürücü çünkü olanı örtmek için kullanılan rahatsız edici bir tutum olarak görüyorum – bizim gibi toplumların işine yarar-. Ancak dangalak olmak açık sözlü olmak değildir. Saldırgan olmak kendini ifade etmenin tek şekli değildir. Bu kaymalara bazen ben de saplanıyorum ve bu noktalarda kendimi eğitmeye çalışıyorum açıkçası.

Berger sevdiğim bir figür çünkü bu dil,anlam kaymalarından azade bulduğum bir figür olarak, incelikli, açık sözlü, üretken, bilmiş değil bilgili, rafine bir ifadeye sahip mücadelesini de bunlar dahilinde veren bir insandı.

Advertisements

Tagged:

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: